Günümüzden yaklaşık 10 yıl öncesinde Ermeni teröristlerin soykırımına maruz kalan Azerbaycanlı kardeşlerimizin acısını dün gibi yaşıyorum(z) içimizde, kadın,çocuk.yaşlı.HAMİLE demeden ermeni caniler tarafından katledilen kardeşlerimiz için İstanbul/Taksim'de bir miting düzenlenecek.Bu yönde tüm yüce Türk Halkının katılımını bekilyorum.Gelelim yazıyı yazma amcıma;
Günümüzde Türk gençliği yaşanan olaylar karşısında yeterince susukun kalıyordu zaten ancak bu durum gittikçe umursamazlığa,benliğini yitirmeye,asimilasyon olma yolunda emin olarak ilerliyor.
Gençlerimize bir soralım bakalım Hocalı Katliamı nedir ? diye, alacağımız cevaplar daha doğrusu alamayacağımız cevaplar olacak.Çoğu bön bön bize bakacak çoğuda bilmiyorum diyip geceçek,geçsede iyi eve gidip ya nedir bu Hocalı? demiyecekbile.Ancak Rihanna'nın son albümünü sorsanız onu daha iyi bilirler,gençliğimizin hali böyle iken gittikçe ilgisizleşip duyarsızlaştıkça biz bugün Taksimde yürüsek ne olur yürümesek ne olur.Taksim'deki organizasyon beni mutlu etti açıkcası hem de çok mutlu etti,ancak bu yürüyüşler sadece yıldönümlerinde değil,başka günlerdede yapılmalıdır.çünkü Hocalı Katliam'ı hiçe sayılacak bir olay değildir zira Hocalı'da 106'sı kadın, 63'ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycan Türkü katledildi. 150 kişi kayboldu. 487 kişi ağır şekilde yaralandı. Naaşlar üzerinde yapılan incelemede; insanların yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başlarının kesildiği görüldü. Vahşet böyle bir boyuttayken 1 günlük yapılaak yürüyüşün hiçbir katkısı olmayacaktır olamayacaktır.Nitekim SÖZDE ermeni soykırımı saçmalığını uyduran ermeniler bu saçmalıklarını her platformda,her ülkede.her lobide kabul ettirip kendilerini dünya kamuoyuna MAZLUM(!) göstermeye çalışyorlar.Ermeniler olmayan soykırmı dünya kmuoyunda bukadar lehine etkili kullanırken bizler Hocalı'da görüntülerle,resimlerle,tanıklarla kanıtlanabilirliği olmasına rağmen bu kadar etkili kullanamıyoruz.
Hep deriz Azerbaycanlılar bizim kardeşlerimizdir diye,doğrudur evet onlar bizim hem ırk hemde din kardeşlerimizdir ancak bu sözlerimiz sadece ağzımızdan çıkıp uçuyor,yani icraat olarak bir ağırlığımız yok.
Kısacası Türk gençliği olarak artık kendi ülkemizin,halkımızın sorunlarıyla uğraşalım bırakın Rihannayı veya Jennifer Lopez'in kalçalarını bu konular yerine ülkemizin sorunları hakkında fikir alışverişinde bulunalım.tekrar kendi benliğimizi kazanmak için biraraya gelelim.nasıl yükselebilirz? nasıl tekardan milletimizi şaha kaldıdırırız diye uğraşalım! Yazımı Kurucumuz Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençlik'e Hitabesi ile bitiriyorum;
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur !